Erzurum Hınıs Köyleri / Dikili
Mesaj Yaz - Mesajlar
HALİL TELEK 14.01.2013 09:52:38

                  DEĞERLİ KÖYÜMUN GÜZEL İNSANLARI TARİH BOYUNCA . BİRÇOK BASKIYA MARUZ KALMANIZA RAHMEN . HİÇ BİR ZAMAN KİŞİLİĞİNİZDEN  VE İNANCINIZDAN TAVİZ VERMEDİNİZ. MUCADELENİZ SONUCUNDA HEP BAŞARIYLA ÇIKTINIZ.    GEÇMİŞTE CEMEVİ İLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMAMIZ VARDI . BAZI NEDEN LERDEN DOLAYİ ERTELENMİŞTİ. 

               13. 01. 2013 TARİHİNDE İSTANBUL HINIS-TEKMAN DERNEĞİNDE YAPTIĞIMIZ TOPLANTIDA . CEM EVİ SURECİNİ HIZLANDIRMA KARARI ÇIKTI VE AYNI TOPLANTIDA  4.5OO.TL(DÖRTNİNBEŞYÜZ) DE  TOPLANDI. BANKAYA YATIRILDI.

                AYLIK 50 (ELLİ) TL OLMAK ÜZERE AİDATLAR HER AY TOPLANACAK     TOLANTIDAN HEBERİ OLMAYAN DOSTLARA DUYRULUR.  KÖYÜMÜZ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR. İNŞALLAH  BİR AN ÖNCE BAŞARIYLA  BU İŞİN USTESİNDEN GELECEĞİZ. . BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE VESİLE OLUR.   KATKI SUNMAK İSTEYEN TÜM DOSTLARIMIZI BEKLİYORUZ HEPİNİZİ SEVGİYLE VE SAYGIYLA SELAMLIYORUM   SAĞLIKLA KALIN DOSTÇA KALIN

UĞUR MENEKŞE 05.12.2011 21:17:41
Ben Uğur MENEKŞE.2003-2007 seneleri arasında Dikili köyünde öğretmenlik yapmış biriyim.Dikili köyü benim hayatımda güzel günlere imza atmış,bir köydür.Ogüzel insanları hala özlüyor ve sürekli hatırlıyorum.İşallah günün birinde tekrar gitme durumum olursa ziyaret edeceğim.Tüm Dikili köylülerine selam ederim.SAYGILARIMLA...
serkan nar 21.03.2011 03:25:50
balcı aylesine sabır ve başsalıgı diler merhumlara allahtan rahmet dilerim 
ersin akdeniz 13.03.2011 07:14:51
sevgili dikili halkı hepinizi saygıyla selam lıyorum bende balcı ailesine baş sağlığı diliyorum celal amcaya ve değerli gelinine yüce allahtan rahmet geride kalanlara sabır diliyoru aynı zamanda bu tür site ziyaretinde bulunan canlara saygılar bundan sonra sitenizi ziyaret edip mesaj yazarım tabi köyü yakın takip edenler köyün hakında yeni gelişmeler yazılırsa memnun kalırım çönkü biz uzaktayız uyanık köyün sitesine girerseniz ordada mesajlarımı okuya bilirsiniz seyit nesiminin elerinden öperim hoşça kalın...
Halil AKYÜZ 23.12.2010 21:49:03

                                   BAŞ SAĞLIĞI

Bütün BALCI ailesine Baş sağlığı ,geride kalanlara  sabır Merhum Celal BALCI'YA  Tanrıdan Rahmet dilerim.

Halil AKYÜZ 20.12.2010 03:05:11

 Merhaba segili hemşerilerim .

Bu gün zaman tünelinden  geçip, geçmişe  ağır,ağır giderken ;bıraktığım yerden de  bu güne kadarını zaman süzgecinden geçirip, geri dönerken; kendimi adeta bir bulut üstüne çıkmış ve olup bitenleri  yukardan seyrediyor gibi  hissettim.

    Köyümüz ,  çağımızın harikası  olan ,uzağı yakın eden,dostun dosta sevincini ve tasasını anında ulaştıran,birliğin ve bütünlüğün olmasını çabuk kılan  çağımızın harikası internette kendi  web sitesini oluşturmuştur. Bendeniz yıllardır çok özlediğim halde  maalesef köyümüze gidemedim; bazı dostların köyden hatıralarıyla çekmiş oldukları köyümüz'e ait fotoğrafları görüp hasret gideriyorduk.

Şimdi çok daha kolay ve hızlı bir şekilde bu özlem ve arzularımızı giderebiliyoruz .Bu hizmete vesile olan çok değerli şahsiyetlere çok teşekkür  edip,saygılarımı sunarken ; köyümün dağına ,taşına ve bütün köy  Halkıma  özlemle selamlarımı arz ederim .20 /12 / 2010 

Yusuf Çelik 02.12.2010 21:26:50
   Dikili köyünden BALCI ailesinin çok değerli Mensuplarından, dayımız, dostumuz iyi insan  CELAL BALCI'nın Almanya'da  vefatını derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız.                        Merhuma  Cenabı Allah'tan rahmet kederli ailesine,yakınlarına  sabır  ve başsağlığı Cemal ,Veli  ve Ali'dayıma selamlarımı iletirim
ERHAN ÇAĞIN 25.11.2010 11:00:06

celal  balcı ya Allah rahmet eylesin toprağı bol olsun dileğiyle Balcı ailesine büyük geçmiş olsun saygılarımla

ABDULLAH TEPELİ 21.10.2010 23:11:42

BALCI AİLESİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLERİM ALLAHTAN RAHMET GERİDE KALANLARA SABIR DİLERİM

ABDULLAH AĞDAĞ 18.10.2010 10:35:34
                                                       BAŞSAĞLIĞI                            Dikili köyünden BALCI ailesinin çok değerli Mensuplarından,köylümüz,akrabamız dostumuz iyi insan  CELAL BALCI'nın Almanya'da  vefatını derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız.                        Merhuma  Cenabı Allah'tan rahmet kederli ailesine,yakınlarına  sabır  ve başsağlığı dilerim.
ABDULLAH AĞDAĞ 17.09.2010 11:31:32
Sevgili Yeğenim Hakkı Ağdağ  bey samimi söylüyorum ki sizinle gurur duyuyorum,yazdıklarınızı okuyunca eski günleri hatırlamamak mümkün değil,ister istemez insan hüzünlenir,tüm yazdıklarınızdan bir şeyler çıkarıyoruz,şiirin çok güzel sen çok güzelsin başarıların devamını dilerim Başta sizi ve çocukları çok çok öpüyorum bu arada Garip Amcanın oğlu Selman Elması'da tebrik ederim.17/09/2010                                                   İstanbul- Eyüp Adliyesi 2.Asliye Hukuk                                                          Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü
HALİL TELEK 04.06.2010 03:37:53
              Değerli dostlarım. dikili köyunde cemevi yapımı ile ilgili bir projemiz var. Bu nedenlede Hınıs Tekman Derneğinde iki toplantı yaptık.  cemevi  150 metrekare üzerinde iki kat olarak planlanmış. birinci katı morg,yemekhane , muhtarlık  ve sağlık ocağı . İkinci katı ise ibadet yeri olarak projelendirilmiştir. arsası Dede Nesemi Yarba tarafından hibe edilmiş. İstanbul'da ve diğer illerde ikamet eden dikili köylulerin katkısın bekiliyorum hepinize sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  Hoşca kalın.Sevgiyle kalın.
mustafa ağdağ 05.12.2009 23:18:42

mrh hakkı abi nasılsın yenge gil ne yapıyo buraya gelmeyi dusunmuyomusun cocukları op yerime knd iyb ellerinden operim

salman elmas 31.10.2009 17:28:11

slm

karakilise köyün sitesi sonunda yayınlanabildi

www.karakilise.com

Burhan KAYA 08.10.2009 12:43:04

Çok Değerli Hemşerilerim; Sizlerin www.hinisinsesi.com sitesine ve özellikle köy sayfalarına verdiğiniz kıymeti çok iyi biliyoruz. Biz www.hinisinses.com  olarak bu konuda, elimizden gelen tüm gücümüzü sonuna kadar kullanacağız. Onun için, köy sayfalarına bu günden itibaren bilgi ve daha sonra sizlerden gelen resimlerle yükleme yapılacaktır. Sizler köyünüzün bu çalışmalarına katkı sağladığınız sürece, köy sayfanız diğer köy sayfaların içinde en zengin sayfa haline gelecektir. Bu da köyünüzün seyirci sayısını yükselttiği gibi, site içinde en popiler köyü olarak haber olacaksınız. Yalnız sizlerden tek istediğimiz bizim köy sitelerine yüklediğimiz bilginin doğruluğunu teyit ettirecek belge ve bilginin köyünüz halkı olarak desteklemenizdir. Çünkü Bizler yapacağımız araştırmalar doğrultusunda  bu bilgiler yüklenecektir. Bunun doğruluğu sizin onay vermenizle netlik kazanacaktır. Bu konuda bize yardımcı olmanızı bilgilerinize sunar. www.hinisinsesi.com ailesi olarak tüm hemşerilerimize TEŞEKKÜR ediyoruz.

 Burhan KAYA

www.hinisinsesi.com

Salman Elmas 29.08.2009 11:46:27

Öncelikle slm.  karakilesedekilere hepsine selamlar.umarım site, karakilisedekileri bu sitede bir araya getirir.karakilise köyü resimleri görmek istiyorsanız bu adresi ziyaret etmenizi öneririm.                                http://karakilise.bravehost.com/index.html

özgür karataş 28.07.2009 14:35:48
merhabalar  bugün ilk  baktım  siteye  süper  olmus  gurulandım :)))  hınıslı olarak
ALİRIZA GÜL 20.07.2009 00:00:06
slm dikili köyü halkı şimdi köyde tam çalışma zamanı herkese kolaylıklar dilerim
Salman Elmas 01.07.2009 12:13:34
Öncelikle slm.  karakilesedekilere hepsine selamlar.umarım site, karakilisedekileri bu sitede bir araya getirir.karakilise köyü resimleri görmek istiyorsanız bu adresi ziyaret etmenizi öneririm.http://karakilise.bravehost.com/index.html
seyithan kani 24.06.2009 20:42:01

tanıdım hakkı abi sen nasılsın umarım iyisin söylerim bildiklerime siteye girsinler kib slm bay

zahit 21.06.2009 16:23:01

mrb ben zahit eremci hinis yiboda okudum ve su anda istambuldayim 7dve8d mezun oldum arkadaşlarin aramasini istyorum yzeliklede birgul telek tesekurler bu siteyide kuran herkimsew saygilarimla ve tesekurler 5458325369

 

hakkı AĞDAĞ 11.06.2009 08:40:18
             Merhaba Seyithan,inşallah iyisin.Baban ne yapıyor?Ben Cemal'in abesiyim herhalde beni tanıdın.Babana çok selam söyle. Herkese çok çok selamlar.Siteye katılımlarınızı bekliyorum.Haberi olmayanlara iletirsin.
seyithan kani 10.06.2009 15:59:38
slm köylülerim sizinle burda görüşmek güzel bir duygu eğer beni tanıdıysanız sizlerden de birer slm beklerim görüşmek dileğiyle bay
hakkı AĞDAĞ 03.06.2009 13:34:24

                                             SİHİRLİ       NAĞMELER

 

 

 

         Tek katlı,toprak  damlı bir ev…Yer yer duvardan dışarıya kafalarını uzatıp çıkmak üzere olan taşlar…Dışarıyla bağlantısını sağlayan  tahtaların kimi  çürümüş,kimisinin çivileri geri çekilmiş küçücük bir pencere…Adeta kendinden geçmiş ,zamanını doldurmuş aralıklı pervazlar…Kapıyla pervazlar arasında ıslık çalan rüzgar…Tabiata yenik düşen, iri çatlaklı, düzensiz ,söğüt ağacından eğrice  bir eşik… Ve   birbirlerini  bırakmak üzere olan  bu tahtaların arasından   dışarıya sızan tambur nağmeleri…İnleyen bu nağmelere boyun eğen  varlıklar…       

        Bu ahengi sese  tek dalını uzatarak  kulak kabartan  yaşlı söğüt ağacı…İnleyen bu sihirli nağmelere karışan Hemzebeg çeşmesinin sesi…Bu ses cümbüşüne eşlik edercesine ,bir senfoni edasıyla  kimi kuru,kesik,ince dallarda bazen kanat çırparak ,bazen de tek ayak üstünde salınmakta olan kuşlar…Bir  ayağını karnına çekmiş , tek,ince, yarı kuru bir dalda  mırıldanarak bu sese kafasıyla eşlik eden göğsü kanlı ,kederli bir  serçe…

       Zemheri soğuklar tüm hızıyla hüküm sürmekteydi.Her yer beyaza bürünmüş dağ,tepe yumurta şeklini almıştı.İşte perşembeyi cumaya bağlayan böyle bir geceydi.Hızır(A.S)gecesi için  yapılacak  “ceme” katılmak için  bu eve girdim.Gülbangı aldıktan sonra  boş bir yere varıp oturdum.Benden önce gelenleri tek tek gözden geçirdim.Neredeyse her evden bir kişi oradaydı. Cemden sonra dağıtılacak yemeğin kokusu gelenlerin burnunu yokluyordu.Cılız bir çocuk kendini bu kokuyu kaptırmış burnuyla onu takip ediyor,bazen de aralıklı kapıdan dışarıya çıkıyordu.

       Küçük Seyid , tam köşeye oturmuştu.Altındaki minderde açılan irice güller hemen göze çarpıyordu.Gelebileceklerin geldiğine kanaat getiren  oğlu, tandırlığın yanından  fırlayıp duvarda asılı tamburu  usulca indirdi.Tamburu kılıfından  çıkardı.Onu  öpüp alnına götürdü. Babasının berisine  diz çöküp oturdu. Onun  elini öptükten sonra ,iki eliyle tamburu ona uzattı.Küçük Seyid,tamburu aldığı gibi öpüp alnına götürdü.”Eyvallah”deyip nasırlı parmaklarıyla akorda başladı.Tamburun gittikçe inleyen sesi artık  “hazırım”diyordu .Küçük Seyid,ahengler dünyasına tam girmek üzereyken,son kez uzaktan yakına detaylıca, her tarafa baktı.Her yer doluydu artık.Yarıya kadar simsiyah olan sütünün yanından  tandırın üstüne kadar.Burnunun  altını tamamıyla kaplayan ,kırışmış bıyıklarını her iki yandan aynı hizaya getirecek şekilde  kalınca parmaklarıyla burdu.Artık cemi başlatmaya hazırdı.Şemo, yana çekilmiş ,hakim bir yerde yerini almıştı.Birkaç dakika sonra başlayacak  olan cemde dervişlik yapacak ,kendinden geçecek,kafasını öyle sallayacak ki şapkası kafasından fırlayacaktı.Kendinden geçtiğini görenlerden   birkaç kişi koşup Şemo’yu omzundan tutacak yavaş yavaş kendine gelmesini sağlayacaktı.Böylece ne kadar iyi bir insan,Allah’ın sevgili kullarından biri olduğunu herkes görecek,Ondan hep saygıyla bahsedilecekti.Süpürgeci ve diğer görevliler  de yerlerini almışlardı.Çok geçmeden cem başladı.

      Tambur nağmeleri,dışarıdaki soğuk,fırtınalı kış gecesine karışarak  kardan yüzüne beyaz bir örtü çeken kayalıklarda inliyor, kuşburnunun dışarıda olan tek dalına konarak titriyordu.Sanki Hızır’ın Ab-ı Hayatı içtiği o gölden taraf gelen  sesler,bu nağmelere karışıyor, 

 Itri edasıyla uçları  çıktı çıkacak simsiyah merteklere çarpıyor ve her uçta inliyordu.     

 

      Semahı dönenlerin  ruh hali,her yerde  hazır olan  Hızır’la bükünleşmişti.Her ağızdan dua yükseliyordu arşa.Eline,beline,diline  hakim olmanın verdiği bir ruh haliyle  bütünleşmişti her can.On dört numaralı gaz lambasından etrafa yayılan cılız ışıklar evin her köşesine ulaşıyor, en köşede oturanı bile siyah bir karartı olarak gösteriyordu.Lamba ışığının çok az ulaştığı bu köşede oturan çocuklar,kendilerinden geçmiş,hıçkırıklarından  anlaşılıyordu ki gözlerinden yaşlar pınar gibi akıyordu.Hepsinin ağzında etraftaki tüm ziyaretlerin adı vardı.Arada bir”amin”ya da  “hala halaah”sesleri yükseliyordu   kara mertekli dama. Çocuklardan biri  iki dizinin üstüne doğruldu,gözlerini iyice ovduktan sonra dervişe baktı.Nasıl olurdu bu!Daha bilmem kaç dakika önce bizim gibiydi.Bu nasıl  ilahi bir  güçtür ki kocaman bedenini  böyle titretiyordu.Çocuk dualardan başka, olup bitene pek anlam veremiyordu.O da bu dualara.ağlamalara karışan  cemin bir parçası olmuştu şimdiden.

 

       Yıllar sonra köye gittim.O yaşlı söğüt ağacı bu toprak damın üstüne uzattığı  tek dalını çekmişti.Koca ağaç yarıya kadar kurumuştu.O eski neşesinden  eser yoktu şimdi.Artık o evden  ne nağmelerin sesi yükseliyordu  ne de bu söğüt dalında her seher  vakti kuş cıvıltısı. 

         O ulvi sesin sahibi ,bir başka diyara göçmüştü.Her perşembe akşamı  o mekanda  bir mum yanmada şimdi.

hakkı AĞDAĞ 25.05.2009 14:01:12

                                                                                                          HAYDAR UZUN

                                                                                                               HOCAMA

 

 

 

 

 

 

 

TOYNAK

                Gün ikindiydi.Değirmen duvarının  yanı başındaki girdaba  giren suyun      akıntısı,etrafında  köpükten beyaz bir daire çizerek  yoluna devam ediyordu.

Yamaçtaki tek armudun tepesine  sırtını dayamış olan Güneş,ışıklarını elma ağaçlarının                   yaprakları arasından göndererek yalnız elma ağacının altındaki gölette kuzuları yıkamakta olan Rojhat’ın  esmer tenini daha da parlatıyordu.

 

          Birkaç çocuk,elbiselerin   üstünde yarı çıplak titremekte,kolları yokmuş gibi bedenlerini büzüştürerek ısınmaya çalışmaktalar.Rojhat,Kavak  Çukurundan taraf seslerin geldiğini duydu.Bu ses,babasınındı.Yüklü olan atı sabahtan ,yakınlarındaki  çayıra bırakmışlardı.Yakında doğuracağı için uzak yerlere,mezarlığın altındaki yamaca götürmemişlerdi.

          Evde herkese ait bir hayvan vardı.Sahiplenmek adeta bir gelenekti.Kız olsaydı ihtimalen bir ineği olacaktı.Erkek olduğu için doğacak tay  Rojhat’ın olacaktı.Onun da artık bir hayvanı olacak,o da kendini adamdan sayacaktı.Adını “Toynak”koyacaktı.Bitmek bilmeyen devli,perili masalların hüküm sürdüğü uzun  kış gecelerinden beri onu hep rüyalarında görüyor,bazen de onunla,  sonu  bir türlü  gelmeyen çayırlarda yan yana koşuyordu..Hatta rüyalarının birinde, gittiği düğünde yarışı kazanmıştı;fakat Toynak’ın boynuna atılan rengarenk eşarbı  evin bahçesine girerken nenesine kaptırmıştı.Ona gözü gibi bakacaktı.Onu her gün tımar edip,haftada bir yıkayacaktı.Tuzunu bile  kocaman tasta verecekti.Düğünlerde kuyruğuna kına yakacak,kuyruğunu bir gelin saçı  gibi örecekti.Gök mavisi  yelelerinden alınan iki kılın birbirine değdirilmesiyle nasıl ki sırdan bir at bitiverdiyse,onun atı da öyle olacaktı işte.Babasının köyle bütünleşen bir hayatı vardı.O da küçüklüğünden beri hem çiftçilik yapıyor hem de hayvancılık yapıyordu.Zamanında Onun da bir atı vardı.O da atına aynen böyle bakmıştı.Onun için Rojhat’ı en iyi anlayan yine oydu.

 

         Rojhat nefes nefese yanlarına vardı.Küçücük yavrunun yerde yattığını gördü.İki elini dizlerine koydu. Toynak’a doğru eğildi:Ya ölmüşse! Ya düşündüğüm her şey hayalden öteye gidemezse!Aniden doğruldu.iki eliyle gözlerini sıkıca kapattı.Bir süreliğine öylece donakaldı.

 

Babası başını kaldırıp Rojhat’a baktı.dönüp bir yavruya, bir ata baktı:

 

   -“Ey,yüreklere serpiştirilen bir avuç sevginle teselli bulan kainat!Varlık-yokluk hep senin eserin.

      Ey,kainatın sonsuz sahibi!Hazinenden bağışlanan canların vardır delili.Ey,İsa nefesli tabiat!Nasıl ki ,her baharda yeniden  canlanıyorsa tüm nebat;ona da  bir can bağışla ,yepyeni bir hayat.”

      Toynak ayağa kalktı.Bir sağa bir sola sendelendi.Annesinin alnına son öpücüğü kondururcasına alnını yaladı.Rojhat ve babası onu alıp eve getirdiler.Günler ,artık bitip tükenmek bilmeyen gecelere dönüştü.Bilmem kaç zaman sonra aydınlık dünya, bir çuvaldızın deliğinden görünür gibi  eşikle kapı aralığından  grileşmeye,sonra  gittikçe beraklaşmaya başladı. 

Toynak gittikçe büyüyor,büyüdükçe annesine benziyordu.Günün büyük bir kısmı Rojhat’la evlerinin önündeki çayırda geçiyordu.

 Toynak sanki,annesinin öldüğü çayırı biliyormuşçasına her sabah ,bir güdüyle  başını oraya doğru çeviriyor,hasretlik bir tavırla acı,kısa kişniyordu.Sonra,yerlere sürten burnunu  havaya kaldırarak,hiç tanımadığı annesinin kokusunu alabilmek için ,içine o çayırların havasını derinden derine çekiyordu.

               Rojhat her gün Toynak’ı alarak;Lılıkan yamacına ,köyle yayla arasında kalan o eşsiz yeşillikler diyarına götürüyordu.Bazen de Koğun eteğine yapışmış, eski ve  yeni karın üst üste yağdığı, soğuk suların hiç eksik olmadığı yaylaya yada ormanıyla, soğuk pınarlarıyla köye yoldaşlık eden Fate deresine ;bir dal ucuna ,bir çiçeğe,topraktan yeni fışkıran beyaz ve irice mantarlara ,kocaman ağaç köklerinin dibinde yada az ötede filizlenen taptaze fidanlara konan  baharın keyfini çıkarıyordu.

               Bir sonbahar günüydü.Rojhat bir yılı daha geride bırakmış, okul çağına gelmişti.Her sabah atını sevdikten sonra okulun yolunu tutuyordu.O gün de öyle yapmıştı.O ,okula gittiğinde Toynak ,pencerenin önüne geliyor,arkadaşını göremeyince  biraz bekledikten sonra istemeyerek oradan ayrılmak zorunda kalıyordu.Bir bahçenin aşağısına gidiyor,bir merdivenlerin yanına geliyor kısa kısa kişnemelerle  bir şeyler anlatmaya çalışıyordu.

           O gün ders erken bitmişti.Rojhat sıradan kalktığı gibi dışarı fırladı.Zaman kaybetmeden evin yolunu tuttu.Eve yaklaşınca atı,merdivenlerin yanında,çeşmeye taraf  öylece durmuş Onu bekliyordu.Kitaplarını duvarın  üstünde sıra sıra dizili koyun tezeklerinin üstüne bırakıp,ona koştu.Atın başını bir çırpıda kucağına aldı.

Toynak,tek ayağını yere hafif hafif vurarak ,Rojhat’ın kulağına fısıldar gibi kişnedi.Rojhat onun başını bıraktı.Gittikçe derinleşen gözlerine baktı.İki damla yaş,Toynak’ın gözlerinin önünde ,cılızlaşan  Güneş ışınlarına inat billur gibi parlıyordu.Rojhat ,elinin tersiyle kendi gözünü ,tek eliyle  de   Toynak’ın gözünü sildi  alnından burnunun deliklerine  uzanan nişanımsı beyazlığa kadar. 

           Toynak’ın  annesi her yıl düzenlenen geleneksel yarışta  derece üstüne derece yapmıştı.Bu da öyle yapacaktı.Bir mayıs günüydü.O yörede en ünlü atların katılacağı yarış yapılacaktı.Rojhat iki gün önceden  atın son bakımını yaptı.Yarışın yapılacağı günün sabahında  ilçedeki yarış alanına gitti.Çok geçmeden tüm atlar toprak alana indiler.Yarış büyük tezahüratlar eşliğinde başladı.Toynak’ın nallı ayakları  toprak  alana değip süvarisini adeta toz bulutu içinde bırakıyordu.Gittikçe arayı açan Toynak  tüm rakiplerine büyük bir fark atarak  yarışı kazandı.

         Rojhat’la Toynak ikindiye doğru  köyün altındaki yeşil alana vardılar.Toynak, annesinin öldüğü  o çayıra,Ahırçimene,yaklaşıp öylece durdu.”seni en iyi şekilde temsil ettim.Bundan sonra da temsil etmeye  hazırım.”manasında başını aşağı yukarı sallayarak uzun uzun kişnedi.

 

                                                          HAKKI AKDAĞ

                                                                                                                                                                                                                               YAVUZ SULTAN SELİM LİSESİ MD.YARD.

 

                                                                                                    SİİRT

Veli Akar 21.05.2009 20:33:17
slm ben veli akar camurlu köyunden herkeze selamlar
kamer kopal 17.05.2009 14:47:32
slm dikili köyü askere gidecek olan sinan ve öskan gül"e şimdiden hayırlı teskereler diliyoum 
hakkı AĞDAĞ 13.05.2009 08:37:12
           Asker abeye şimdiden hayırlı teskereler dilerim.İnşallah sağ ve salim askerliğini bitirip gelir.En büyük asker  bizim Cemal! Herkese selamlar. Nurcan'cığım   annenin telefon numarasını  Ayşe istiyor.Mesajla bildir.0505 5830962.
nurcan AĞDAĞ YILMAZ 12.05.2009 15:23:41
merhabalar hınıs dikili köyünün  resimlerinide koyarmısınız hakkı abi sana da ailenede sevgiler saygılar bizde de cemali askere gönderme stresi var haftaya cuma gidiyor hatay iskenderun üzgünüzz:(
hakkı AĞDAĞ 11.05.2009 10:54:23

ANNE Dışarısı bahar,Ama;içime ayaz düşmüş,Üşüyorum anne!Yoksa, kış mı geldi yüreğime ne!Gül getirdim sana.Hani geçen yıl bahçeye dikmiştik ya,İşte o gülden .Hani bana çorap örüyordun,Çeyizine de koy diyordun ya!Geçerlerde halam ördü orlonla eh işte!Ayaklarımı koyuyorum,parmaklarım üşüyor,Parmaklarımı nefesimle ısıtıyorum,Yüreğim üşüyor anne,yüreğim!Dün çerçiden bir tarak aldım,Sağdan soldan topladığım yünleri vererek.Ama;saçlarımı acıtıyor anne!Hani örük örük yapardın ya,İşte,öyle olsun istiyorum yaa!Ama;olmuyor ki…Kimseler de artık oralı olmuyor.Ne yapayım,kardeşimi de ben yıkıyorum,Geçen sene aldığın yeşil leğende.Hele şu yamalar,dikiyorum dikiyorum bitmiyor ki...Geçenlerde sana gelecektim az kalsın.Nasıl olacaksa!Al,şu çiçeği başucuna dikiyorum.Yarın , mutlaka ama; mutlaka gelip sulayacağım,Günün kutlu olsun anne!Hakkı AKDAĞ

hakkı AĞDAĞ 28.04.2009 11:46:44

                                                 HASAN

 

             Bir kuşluk vaktiydi. Bir gümüş zamanıydı. Günün parıltısı vurmadaydı durgun suya. Ve Suyun yüzeyinde parıltıdan misketler yuvarlanmadaydı sanki.

 

Ani bir haykırışla her yer inlendi.

 

“Hasaaan!” diye seslendi babası. Ses yoktu. Her yer sihirli bir aleme bürünmüştü bu zaman diliminde. Devam etti:

 

“Geç oldu. Sözde erkenden yola çıkacaktık. Bak, Gevre’nin Celili dereyi çoktan geçti. En geç biz kaldık,” dedi.

 

               Ama ne söylenenleri, ne de söylenecekleri duyacaktı Hasan. Çünkü o, annesinin mezarını, gitmeden önce, son kez  de olsa ziyaret etmeye gitmişti. O, mezarlıkta kimsenin kendisine bakmak istemediğini, babasının da yeni karısının adeta kölesi olduğunu, evde kendisinin yüzünden tartışmaların eksik olmadığını, babasının kendisini yatılı okula göndermek mecburiyetinde kaldığını, artık ne  cumalarda ne de  bayramlarda mezarını ziyaret edemeyeceğini, allahaısmarladık için geldiğini, annesinin mezar taşına anlatmaya gitmişti aslında. Olup biteni annesi nasıl duyabilecekti ki? Babası bekleyedursun, Hasan taş duvarların arasındaki yoldan çıkageldi. Kapılarının önünde kendisini bekleyenleri gördü. Gönderileceğine bir kez daha inanan Hasan’ın kolu kanadı kırıldı. Tam yanlarına yanaşıp öylece durdu. Durgun gözlerle onların kenetlenen ellerine baktı. Teyzesi koşarak Hasan’ın boynuna sarıldı. Annesinin kendisine emanet ettiği hamaili ona verdi. Hasan onu önce göğsüne bastırdı, sonra pantolonunun kocaman cebine soktu. Bu arada gözlerinden kopan iki damla yaş önce Hasan’ın kirli eline, sonra da kurumuş toprağa düştü.

Teyzesi ona: “ Bizi unutma emi! Tatillerde mutlaka gel. Amcan oralara geldiğinde muhakkak seni görmeye gelecek. Ayrıca kış için sana yün çorap göndereceğim. Hani annenin sana verdiği koyun vardı ya işte onun yününden yapacağım çorabı. Üstelik, uçları yanları da desenli olacak” dedi.

 

              Hasan; artık gelemeyeceğim buralara, bu insanları, şu söğüt ağacını, değirmenim karşısındaki çeşmeyi hiç göremeyeceğim, gibi bir ifadeyle etrafı son kez süzüyordu.

 

  Babası bir kez daha seslendi. “Haydi, vedalaş da gidelim!” dedi.

 

 Hasan başını önce eğdi. Hiç kimsenin yüzüne bakamadan sadece kendisine uzanan ellere son öpücüğü koyarak geçiyordu diğerine. Kendisine uzanan son nesne bir el değil, eşeğin ipiydi. Yola koyuldular. O gidiyordu; fakat ondan bir şeyler kopup oralarda kalıyordu. Nasıl kalmasın ki, o en güzel günlerini oralarda geçirmişti. Hem gidiyor, hem de en uzaktan en yakına doğru gezdiği yerler, ışkın ve mantar topladığı dağlar, çayırla son kez gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçiyordu. Eski yayla, yaylanın yolundaki ziyaret, ili baba, elma ağaçları Mendik çayırı.. Artık gidemeyeceği yerleri beyniyle geziyor, oralardaki her bir taşa, ağaca sevgi ile sarılmak, saatlerce sarılmak istiyordu. Bu arada durmadan hayalinden uzaklaşıyordu. Tüm bu yerler soluk bir resim gibi geçiyordu gözlerinin önünden.

 

 

Öğle vakti ilçeye vardılar. Her zamanki gibi babası hanın önünde durdu. Eşeği hana çekmek istedi; fakat handa yer yoktu. Eşeği derme çatma odunluğun yanındaki bir ağaca bağladı. Oğlunu alıp okulun yoluna düştü. Hasan’ın gözünde her şey bambaşkaydı; fakat eksik olan çok şey vardı. O, çevresini saran tüm varlıklara yabancıydı. Çok geçmeden okula vardılar. Kocaman demir kapının önünde kendilerini o gün bekçi olan Veysel Amca karşıladı. Onlara ne yapacaklarını bir bir anlattı. Hasan anlatılanları pek anlamamıştı aslında. Babası onu okula teslim edip, oradan ayrıldı. Çocuk babasının peşinden bir süre bakakaldı. Elinden bir şey gelmiyordu artık. Akşam olmadan arkadaşlarına katıldı. Buradakiler de onunla aynı kaderi paylaşıyorlardı.

 

O, utangaçtı, ürkekti. Hiç kimseyle konuşmuyordu neredeyse. Etütlerden, derslerden zaman buldukça okulun yanından geçen tren yoluna iner, rayların vardığı son şehri, oradaki insanları düşünürdü hep. Aslında düşündüğü, kendi köyüydü. Çoğu zaman yanıp sönen loş ışıklara dalardı. Bu ışıkları annesinin Perşembe günleri evlerinin yanındaki ziyarette yaktığı mumlara benzetirdi.

 

Hasan çalışkanlığıyla, efendiliğiyle herkesin dikkatini çekti. Kısa sürede sevilen biri olmuştu. Bu okulda kaçıncı yılı olmuştu. Son girdiği sınavı da kazanmış, istediği okula girmişti.

 

Başka bir diyara gitmek üzere hep raylarına bakıp içlendiği trene binip oradan da ayrıldı bir sabah vakti. 

 

                                                           HAKKI AKDAĞ

                                   YAVUZ SULTAN SELİM LİSESİ MÜD. YRD.

SİİRT

hakkı AĞDAĞ 15.04.2009 12:45:05
Ahmet merdivenin yanında durmuş.yukselmekte olan güneşe gözlerini kısarak bakmaya çalışıyordu.Ani bir hareketle komo onun elindeki ekmeği kapıp duvarın üstünden atladı.Ağlama sesi önce gözyaşını sonra da sümüğüne karışarak simsiyah parmaklarına doğru aktı.Ahmet tek hamleyle güneşin altında parlayan dirseğiyle burnunu sildi.Akıntı yanağına yapıştı.Ahmet burnunu havaya kaldırıp tandırdan gelebilecek taze ekhek kokusunu almak umuduyla köyun ortasına   doğru yürümeye başladı       Herkese selamlar.Köylulerime ,İstanbul ve çerkezköydeki akrabalara selamlar.Nene ellerinden öperim.hepinize çok çok selamlar.
nurcan ağdağ yılmaz 13.04.2009 12:41:01

herkese slm lar bende çok özledim dikili köyümüzü hakkı abim sanada slmlar

hakkı ağdağ 12/26/2008 2:34:11 PM
Bir ilkbabar sabahıydı. Çocuklar çekerde oynuyordu. Süleyman amca yine onlarla şakalaşıyordu. Ne guzeldi o gunler
hakkı ağdağ 12/26/2008 2:30:51 PM
Katılımları bekliyoruz.
Burhan KAYA 11.11.2008 15:35:41
Değerli DİKİLİ Köylü Hemşerilerim; Artık köyünüze yapacağınız yorumlar ve ekleyeceğiniz bilgiler köyünüzün sayfasında görülecektir. Bu sayfaya ulaşmak için, ana sayfadaki menü den köy sayfanıza girerek, oradaki yorum hanesine yazacağınız bilgiyi ve kendinize ait düşüncelerinizi yazmanız olacaktır. Yapacağınız tek hareket bilgileri yazarken önce bu bilgileri, word sayfasından yazın. Burada yazmadaki amacınız yazım hatalarınızdan tutun, yazım kuralarına kadar tüm hataları görebilirsiniz. Ve o zaman da bunları kolayca düzeltebilirsiniz. Önemli olanda sizin yazacağınız bilgilerin doğru ve hatasız yazılmasıdır. Bunu nasıl ki bizler istiyorsak, sizlerde aynısını istiyorsunuz. Buna eminim. GELELİM SİZİN YORUMLARINIZI YAZARKEN YAPACAĞINIZ İŞLEMLERE…. 1. Sitede köy sayfaları diye bir ikon yeri vardır. Ona veya size göre sağınızdaki köyünüzün üzerine basıp, köy sayfanıza ulaşmanızdır. Bu işlemi yaptıktan sonra Köy sayfanız karşınıza gelecektir. 2. Bu sayfada, yorumun yazılacağı yeri göreceksiniz. 3. Yorum hanesinde sizlerden istenen bilgileri gerekli yerlere doğru bir şekilde girdikten sonra, sizin word sayfasında yazdığınızı seçerek buraya yapıştırınız. Veya doğrudan burada yazmaya başlarsınız. Bu işleminizi yaptıktan sonra elinizdeki verilerin kayıp olmaması için, yazdıklarınızı seçerek Ctrl+C basın ve sonra Güvenlik kodunu girin 4. Güvenlik Kodunu girdikten sonra, sizi uyaran uyarıları okuduktan sonra altındaki “Kabul ediyorum Yorumumu kaydet” seçeneğine basarsınız. 5. Sizin yazdığınız yorum eğer başarılı bir şekilde kayıt edilmişse size yazdığınız yorumun üzerinde ” Yorumunuz başarılı bir şekilde kayıt edilmiştir Onaylandıktan sonra yayınlanacaktır” ibaresi gelecektir. O zaman anlaşılır ki yorumunuz onay beklemektedir. Onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. 6. Diyelim ki, siz gerekli olan yorumunuzu yazdınız, güvenlik kodunu girdiniz ve uyarıları da kabul ettiniz “Kabul ediyorum Yorumumu kaydet” ikonuna bastınız ve size “Güvenlik Kodunu Yanlış Girdiniz” o zaman anlaşılıyor ki sizin yazdığınız yorumunuz siteye gitmemiştir. Burada yapacağınız işlem sizin daha 3 ncü madde deki işlemi yaparken Ctrl+C ye basmıştınız ya, buradan da elinizde olan o yazıyı yeniden yorumun bulunduğu yere gelerek Ctrl+V ye basarak yazmış olacaksınız. İşleminiz yalnız Güvenlik kodunu girmenize kalmıştır. Güvenlik kodunu yeniden girerek işmi tekrarlamanızdır. 7. Ondan sonra, Sizin yazdığınız yorum eğer başarılı bir şekilde kayıt edilmişse size yazdığınız yorumun üzerinde ” Yorumunuz başarılı bir şekilde kayıt edilmiştir Onaylandıktan sonra yayınlanacaktır” ibaresi gelecektir. O zaman anlaşılır ki yorumunuz onay beklemektedir. Onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. İbaresi gelecektir gelmemesi halinde işlemi tekrarlamanız demektir. 8. Değerli Okurlarım sizin köy sayfalarınıza katacağınız bilgi ve yorumlar siteye canlılık kazandıracaktır. Sizlerden tek ricamız bizlere bilgi sağlamanızdır. Göndereceğin, resim, video, belge ve bilgileriniz gerekli işlemlerden geçtikten sonra hemen yayınlanacaktır. Ve bilgileri kim gönderirse kaynak olarak o kişinin adı yazılacaktır. 9. Unutmayın ki, sizin her göndereceğiniz doküman, köyünü hiç tanımayan kişilere kaynak olacaktır. Bu kaynaklar çoğaldıkça köyünüzle ilgili tüm bilgiler süreklilik kazanacaktır. Buda Köyünüze olan hassasiyetinle ölçülür. Buna çok dikkat edelim. Bu konuda hepinize başarılar dileyerek, kaynaklarınızı ve yorumlarınız bekliyoruz. Sevgi ve saygı ile kalın. Burhan KAYA
Toplam 36 yorum yapılmıştır.
Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalıdır. Fotoğraflar ve videolar ayrıca tüm köylerimiz hakkında bilgiyi HınısınSesi.com da bulabilirsiniz
Hınıs'ın Sesi - Erzurum Hınıs ilçesi paylaşım ve bilgi portalı
Hınıs'ın Köyleri
Hınıs'ın Genel Durumu
Hınıs'ta Eğitim
Hınıs'ta Sosyal Yaşantı ve Konut
Hınıs'ın Ekonomik Durumu
Hınıs'ta Altyapı ve Ulaşım
Hınıs'ın Coğrafi Yapısı ve İklimi
Hınıs'ın Tarihi Eserleri ve Turistik Yerleri
Hınıs'ın Tarihi
Acarköy
Akbayır
Akçamelik
Akgelin
Akgöze
Akören
Alaca
Alagöz
Alınkiri (Abdalan)
Alınteri
Altınpınar
Arpadere
Avcılar
Başköy
Bayırköy
Bellitaş(Herami)
Beyyurdu(Begordi)
Çakmak
Çamurlu
Çatak
Çilligöl
Dağçayırı
Demirci
Derince
Dervişali
Dibekli
Dikili
Divanhüseyin
Elmadalı
Erbeyli(Tirkiş)
Erduran
Erence
Esenli
Göller(Kahgik)
Güllüçimen
Gürçayır
Güzeldere
Halilçavuş
Hayran
Ilıcak(Germik)
İsmail
Kalecik
Karaağaç
Karabudak
Karamolla(Kerimelle)
Kazancı
Ketenci
Kızılahmet
Kızmusa
Kongur
Meydanköy
Mezraa
Mollacelil
Mollakulaç
Mutluca
Ortaköy
Ovaçevirme
Ovakozlu
Parmaksız
Pınarköy
Şahabattinköy
Şahverdi
Şalgamköy
Saltepe
Sıldız
Söğütlü
Sultanlı
Suvaran
Tanır
Tapuköy
Taşbulak
Tellitepe
Tipideresi
Toprakkale
Toraman
Ulucayır
Ünlüce
Uyanık
Yamanlar
Yaylakonak
Yelpiz
Yeniköy
Yeşilyazı
Yolüstü(Arus)